Uluslararası İyilik Ödülleri’ni alacak isimler açıklandı

Prof. Dr. Mehmet Görmez, Türkiye Diyanet Vakfı’nın 40. yılı dolayısıyla bu yıl ilk kez vereceği Uluslararası İyilik Ödülleri’nin sahiplerini açıkladı.

Başkan Görmez, Tarsus’ta hunharca katledilen Özgecan Aslan’ın babası Mehmet Aslan, kendini üç görme engelli çocuğunun eğitimine adayan Hüseyin Başyiğit, TRT1’de yayınlanan ve yapımcılığını Mahmut Avcı’nın yaptığı “Sen Olsan Ne Yapardın?” programı, hayata geçirdiği projelerle Engelsiz Pedal Derneği – Samet Aksunoğlu, Camiye akvaryum yaptıran Yusuf Dede Camii İmamı Naci Şengün ile yaklaşık 20 yıldır Ankara’da pazartesi ve perşembe günleri 100 kişilik yemek pişirerek yetim, dul, engelli, yaşlı kişilerin evlerine dağıtan Fatma Bilezikçi’nin ödüle layık görüldüğünü bildirdi.

Görmez, TDV Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında, Türkiye Diyanet Vakfı’nın 996 şubesiyle yurt içinde ve 102 farklı ülkede verdiği hizmetlerle Türkiye’nin iyilik hareketine dönüştüğünü belirtti.

Türkiye Diyanet Vakfı’nın ülkemizde ve dünyanın dört bir tarafında, mağdur ve mazlumlara 40 yıldır milletimizin şefkat ve merhamet elini uzatan uluslararası bir kuruma dönüştüğünü vurgulayan Başkan Görmez, TDV’nin geniş bir hizmet yelpazesinde dil, din, ırk, cinsiyet farkı gözetmeksizin hiçbir ayrım yapmadan çalışmaya devam ettiğini dile getirdi.

TDV’nin 2013 yılında yurt dışına en çok yardım yapan kurum olduğunu vurgulayan Görmez, bundan dolayı vakfın kurucularına, Diyanet camiasına, Diyanet Vakfı gönüllülerine ve milletimize teşekkür etti.

Son yıllarda, Türkiye Diyanet Vakfının 2 büyük hedef üzerinde durduğunu ifade eden Başkan Görmez, şöyle konuştu:

“Bunlardan birincisi ülkemizde ve yedi kıtada insanlığın hizmetinde olmaktır. İkincisi ise yeryüzünde iyiliğin egemen olması için çalışmaktır. İşte Türkiye Diyanet Vakfı kuruluşunun 40. yılında Cuma günü iyiliği yaymak adına, uluslararası iyilik ödülleri verecek ve ülke genelinde 500 iyilik hikayesinden 6 tanesini ödüllendirecektir. “

“İslam medeniyetinde iyilik, varoluşun gayesidir”

“İyilik kavramı aslında bütün dinlerin, kültürlerin, medeniyetlerin en önemli kavramıdır” diyen Görmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bütün dinlerde, kültürlerde ve medeniyetlerde iyilik müspet bir harekettir. İslam medeniyetinde iyilik varoluşun gayesidir. Dünyaya iyi olmak, iyiliği yaymak ve iyiliği gerçekleştirmek için geldik. İyilik, güzellik, hayırlı ve faydalı olan işleri yapmak; kötü yanlış, çirkin, zararlı her türlü davranıştan, hareketi bertaraf etmek için dünyaya geldik. Dolayısıyla Yaratıcının bizden istediği bir şey, yeryüzünde iyi birer insan olmak, iyi bir kul olmak, çocuğumuza iyi bir anne-baba olmak, eşimize iyi bir eş olmak, iyi bir komşu, dost, arkadaş olmak, Yaratıcı kudretin yeryüzünde bütün insanlardan istediği yegane şeydir.”

“Değerler üreterek, iyiliğe öncülük yapmamız gerekiyor…”

Yüce dinimize göre sadece iyi olmanın da yetmeyeceğini kaydeden Prof. Dr. Görmez, şunları kaydetti:

“Değerler üreterek iyiliğe öncülük yapmamız gerekiyor. Kur’an-ı Kerim’in hangi suresine, ayetine bakarsanız bakın, sadece kendinde iyi olmak yeterli görülmez. Yeryüzünde bütün Müslümanlardan istenen, iyi değerler üretmek ve o değerlere öncülük yapmaktır. Bütün kötülükleri yeryüzünden kaldırmanın da en iyi yolu, iyilik yapmaktır. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde en azılı düşmanlıkları, en sıcak dostluklara dönüştüren formülü öğretir. O da, kötülükleri iyiliklerle ortadan kaldırmaktır. Yeryüzünde kötülükleri ortadan kaldırmanın yolu, onun gibi bir kötülük yapmak değil. Tam da bir iyilik yaparak onu ortadan kaldırmaktır.”

“İyilik kavramının karşı karşıya kaldığı iki büyük tehlike

İyilik kavramının, iki büyük tehlikeyle karşı karşıya kaldığını kaydeden Görmez, “Bu tehlikelerden birincisi, modern dünya iyiliği, kendisinin faydasına ve menfaatine şeyler olarak tanımlamaya başlamasıdır. Fayda ve menfaat iyiliğin yerini aldı, bireysellik ve egoizm iyiliği, faydacılık ve menfaatçiliğe dönüştürdü. Modern zamanlarda iyilik kavramının karşı karşıya kaldığı birinci tehlike budur. İkinci tehlike ise iyiliğin, ilahi aşkın, metafizik boyutunu kaybetmesi, Allah rızası için yapılması gereken hayrın ve hayırseverliğin yerini reklamın, propagandanın, gösterişin, gösterişçi dindarlığın alması, hayırseverliğin yerine sponsorlukların ikame edilmesidir” dedi.

“Neden kötülüğün haber değeri, iyilikten daha fazla?”

“Neden dünyada kötünün ve kötülüğün haber değeri, iyiliğin ve iyiliğin haber değerinden daha fazladır?” sorusunu yönelten Görmez, “Üzülerek belirtiyorum. Sadece Türk medyasında değil, bütün dünya medyasında ben bütün iletişimcilerin, bütün basın mensuplarının bu soruyu kendilerine yöneltmesi gerektiğini düşünüyorum. Neden kötülüğün haber değeri, iyiliğin değerinden daha fazladır?” ifadelerini kullandı.

13 Mart’ta İyilik Ödülleri verilecek

13 Mart’ın içinde olduğu haftayı, Türkiye Diyanet Vakfı olarak, iyiliği yeryüzünde yaymak adına “İyilik Haftası” olarak kutlayacaklarını vurgulayan Görmez, “Bu hafta içerisinde Türkiye’de ve dünyada öne çıkan iyilikleri ödüllendirmeye çalışacağız. Öne çıkan bütün iyilik hikayelerini bütün dillere çevirerek, bütün insanlarla paylaşacağız” dedi.

İyilik Ödülleri alacak isimler belli oldu

“Özgecan’ın babası iyiliğin nasıl egemen kılınacağını bütün insanlığa gösterdi”

Tarsus’ta hunharca katledilen Özgecan Aslan’ın babası Mehmet Aslan’ın iyiliğin nasıl egemen kılınacağını bütün insanlığa gösterdiğini belirten Görmez, “Bildiğimiz gibi Özgecan Aslan, Mersin’de bizi milletçe, hüzne gark eden çok insanlık dışı bir yöntemle hayatını kaybeden bir kardeşimiz oldu. Bu dünyaya veda ederken, milletimize ve hatta bütün insanlığa, büyük dersler, büyük ibretler bırakarak aramızdan ayrıldı. Aynı zaman diliminde Özgecan Aslan’ın babası, bir insanın, bir babanın en zor zamanında, sözleriyle iyiliği nasıl egemen kılacağını ve bir topluma irfan ve marifet dersi verileceğini gösterdi. Onun şu sözleri, hiçbir zaman, kulaklarımızdan eksik olmayacaktır:

“Devletimiz zeval görmesin, milletimiz necip, güzel bir millet, güzel gönüllü insanlar. Ben öncelikle kendim için şunu söylüyorum. Ben günahkarların günahkarı, fakirlerin fakiri, acizlerin acizi bir garibim. Rabbim özel ve güzel yaratmış, çok sevdi ve sevgili kızımı yanına aldı. Bu memlekette artık ikilik olmasın. Bu vahim olayı yapan insanlara da zulmedilmesin. Adaletin karşısına çıkıp, cezalarını çeksinler. Allah onların ana-babalarına da yardımcı olsun.’ Şimdi bu zor zamanında, hayatının en zor zamanında bir Anadolu irfan mektebinin yetiştirdiği bu bilge şahsiyetin, iyilik adına yer yüzüne yaydığı bu sözlerinin, aslında dünyada herhangi bir ödülün karşılığı olabileceğini düşünmüyorum. Rabbimden niyazım, o en büyük ödülünü, sevgili kızıyla cennetinde alacaktır.”

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, diğer iyilik ödüllerini ise şöyle sıraladı:

Parmaklarımın Ucunda – Hüseyin -Nejla Başyiğit

Üç görme engelli çocuğunun eğitimi ve yetişmesi için kendini adamış bir ailenin hikâyesi. Anne-babanın çabaları sonucu, görme engelli çocuklar üniversite sınavlarını kazanmış ve öğretimlerinden sonra çalışmaya başlamışlar. Anne ve baba kitapları okuyarak ses kaydı almışlar ve çocuklarını bu şekilde çalıştırmışlar.

“Sen Olsan Ne Yapardın?” TRT 1 Programı – Yapımcıları Mahmut Avcı ve Işıl Baştuğ

TRT’de yayınlanan yapımcılığını Mahmut Avcı ve Işıl Baştuğ’un yaptığı, Altan Erkekli’ nin sunduğu değerler eğitimi ile ilgili farkındalık uyandıran bir program.

Engelsiz Pedal – Samet Aksunoğlu

Engelsiz Pedal Derneği iki farklı projeyle insanlar için iyi şeyler yapmaya çalışıyor.

Projeden ilki tek başına hareket edecek durumda olmayan çocukları sepetli bir bisikletle dışarı çıkarmak. İkincisi, geceleri evsizlere bisikletle sıcak çorba dağıtımı yapmak.

Camide Akvaryum Yapan İmam – Yusuf Dede Camii İmamı Naci Şengün

Yusuf Dede Camii İmamı Naci Şengün (uzman imam hatibi) 2009’da cami tadilat ve tefrişat çalışmaları sırasında içinde 400 kg taş bulunan ve 100 balığın yaşadığı bir akvaryumu camiye yerleştirir. Çocuklar camiye gelerek bu balıkları yemlemektedir. Çocuklara hayvan sevgisi aşıladığını söyleyen imam çocukların evlerindeki hayvanları da bir birey olarak görmeye başladıklarını bildirmiştir.

İhtiyaç Sahipleri İçin Çalışan Fatma – Necat Bilezikçi

Fatma Bilezikçi ile eşi Necat Bilezikçi, yaklaşık 20 yıldır Ankara’da pazartesi ve perşembe günleri 100 kişilik yemek pişirerek yetim, dul, engelli, yaşlı kişilerin evlerine dağıtıyor. Her sabah 6:30’da eşi ile birlikte fırınları gezerek simit ve poğaça toplayarak ihtiyaç sahibi ailelere sabah kahvaltısı olarak dağıtıyor. Mahalleliyi de bu iyiliğine ortak etmiş.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Uluslararası İyilik Ödülü’nü alacak isimlerin TDV’nin ülke genelindeki şubelerinden gönderilen 500 iyilik hikayesi arasından seçildiğini belirtti.

Türkiye Diyanet Vakfı’nın 40. yılı dolayısıyla verilecek Uluslararası İyilik Ödülleri’nin açıklandığı toplantıya, TDV Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı Mazhar Bilgin ile TDV Genel Müdürü İsmail Palakoğlu da katıldı.

Comments are closed.